29 Nisan 2012 Pazar

Gıda Mühendisliği yeni yatırımlarla daha da güçlü




Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Mezunlar Buluşması'nda açılışlar yapıldı.

Rektör Prof. Dr. Candeğer Yılmaz’ın da katıldığı törenle Gıda Mühendisliği Ekmekçilik Pilot Tesisi, Prof. Dr. Erdal Saygın ve Prof. Dr. Mahir Çolakoğlu dershaneleri ile yenilenen laboratuarın açılışı geniş bir katılımla gerçekleşti.


Açılışlarda konuşan EÜ Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, Gıda Mühendisliği Bölümü’nün sürekli gelişen bir çizgi izlediğine dikkat çekti. Bir hekim olarak Gıda Mühendisliği’ni çok önemsediğini dile getiren Prof. Dr. Yılmaz, yeni açılan mekanlarda faydalı araştırmalar yapılması ve eğitim kalitesi yüksek mühendisler yetişmesi temennisinde bulundu.


Törende Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şebnem Tavman, bölümün eğitim düzeyinin yeni yatırımlarla daha da yükseldiğine dikkat çekti. Bölümün kurucu öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mahir Çolakoğlu bölümün kuruluş yıllarından bahsetti. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Beno Kuryel ise diğer bölümlere olduğu gibi Gıda Mühendisliği Bölümü’nün de ihtiyaçlarını karşılamak için çaba sarfettiklerini söyledi.
modege
Açılış konuşmalarının ardından dersliğin ilk dersini Prof. Dr. Mehmet PALA “Gıda Mühendisliği Felsefesi” konusunda verdi.






Haber Kaynak:
Özlem HAKTANIRLAR
/Pelin ELVER

İZMİR(Ege Ajans)
28.04.2012

Gıda mühendisliğine ilgi giderek artıyor

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü 37. yıl mezunlar buluşmasında, bölümün geleceğinin masaya yatırıldığı bir panel düzenlendi. 

Açılış konuşmasını yapan Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr Şebnem Tavman, Ege Üniversitesi’nde gıda mühendisliğinin son yıllarda çok geliştiğini yeni sınıfların ve laboratuvarların yapılmasıyla da gelişmeye devam ettiğini söyledi. Prof. Dr Dilek Boyacıoğlu ise gıda sektörü ve sektörün geleceği hakkında önemli bilgiler verdi. 

Türkiye’ nin AB ülkeleri ile rekabet gücüne sahip tek sektörünün gıda sektörü olduğunu belirten Prof. Dr. Boyacıoğlu öğrencilere, endüstrileşmenin gerekliğini ve bunu yapacak olanların da gıdacılar olacağını belirtti. Gıda sektörünün gelişmesini engelleyen etkenlere de değinen Prof. Dr. Boyacıoğlu, gıda mühendisliğine ve gıda sektörüne ilginin artık çok daha fazla olduğunu belirterek konuşmasını bitirdi. 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İzmir Gıda Kontrol Laboratuarı Müdürü Dr. Esra Alpözen, bakanlık ve faaliyet alanları ile ilgili bilgi verdi. Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü ve öğrencilerinin eğitim düzeyinin yüksek olduğuna dikkat çeken Alpözen, gıda sektörünün bilgi ve deneyim yönü yüksek mühendislere ihtiyacının yüksek olduğunu ifade etti.

Panelde son olarak konuşan Gıda Mühendisi Oğuz Pelikli, geçmiş tecrübelerini öğrencilere aktararak, iş hayatına atıldıklarında, izlenmesi gereken metotlar hakkında bilgiler verdi. Mesleki çalışmaları hakkında da bilgi veren Pelikli, öğrencilere eğitim hayatlarını dolu dolu yaşamaları tavsiyesinde bulunarak konuşmasına son verdi.

Haber Kaynağı:
29.04.2012
Fatih TUMAY / A.Çağatay SÜNER
İZMİR(Ege Ajans)

27 Nisan 2012 Cuma

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, ŞİMDİ DE GIDA KONTROL LABORATUVARI KURUYOR


Halk sağlığına yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediyesi, gıda kontrol laboratuvarı kurmaya hazırlanıyor. Yenişehir’de Eşrefpaşa Hastanesi’nin arka tarafında yer alan ve eskiden Diyabet Hastanesi olarak kullanılan Belediye’ye ait 4 katlı bina, gıda kontrol laboratuvarı olarak yeniden düzenlenecek. Proje çalışmalarına önümüzdeki günlerde başlanacak olan gıda kontrol laboratuvarının 2013 yılında hizmete alınması planlanıyor.
5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve buna bağlı Gıda Kontrol Laboratuvarlarının Kuruluş, Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esaslarının Belirlenmesine Dair Yönetmelik’e uygun olarak kurulacak laboratuvar, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan alınacak kuruluş ve çalışma izninin ardından faaliyete geçecek. Bu çalışmalarla eşzamanlı olarak, söz konusu laboratuvarda görev yapacak personel de eğitimden geçecek.
Denetim değil, analiz yapacak
Gıda denetim yetkisi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda olduğundan; İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Gıda Kontrol ve Laboratuvar Şube Müdürlüğü Laboravutarı, gıda denetimi yapamayacak, cezai işlem uygulamayacak. Laboratuar, fiziksel ve kimyasal analiz, katkı kalıntı ile mikrobiyoloji ünitelerinden oluşacak. Fiziksel ve kimyasal analiz bölümünde, gıdaların fiziksel olarak görünümlerinin tebliğ hükümlerinde belirtilen kalite kriterlerini sağlayıp sağlamadığına bakılacak. Katkı kalıntı bölümünde, gıdalardaki tarım ilacı kalıntıları, ağır metal kalıntıları, koruyucular ve boya maddelerinin yasal sınırlar içinde olup olmadığı kontrol edilecek. Mikrobiyoloji bölümünde ise gıda maddelerinin mikrobiyolojik açıdan uygunluğu tespit edilecek.
Laboratuvarda, halde işlem gören meyve ve sebzelerin tarım ilacı kalıntısı açısından kontrollerinin yapılması da mümkün olacak. Sebze ve meyve halinde işlem gören ürünlerde yapılan kontrollerin sonucunda limitlerin üzerinde tarım ilacı kalıntısı belirlenmesi halinde, yasal işlemler için yetkili olan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bildirim yapılacak. Böylece, halde işlem gören sebze ve meyvelerin kontrolleri yapılırken, hem bilinçli ve sağlıklı tarım yapmak isteyen çiftçiye de destek verilecek, hem de İzmir halkının sağlıklı meyve ve sebze tüketmesi sağlanacak.
Kaynak: 
haberinioku.com
27.04.2012




26 Nisan 2012 Perşembe

'Yemezler' rüzgârı!

Tüketiciler 'kanser', şirketler ise 'en ufak bir hatada teşhir edilirim' korkusuyla gıda analizi yaptırmak için laboratuvarlara koştu.


İSTANBUL- Ortaya çıkan gıda skandallarından tüketicinin de şirketlerin de gözü fena korktu. Balını, sucuğunu, peynirini, sütünü kapan gıda laboratuvarlarının yolunu tuttu. Üstelik yüksek maliyetlere rağmen. Tüketicilerin korkusu ‘kanser olurum’, şirketlerin ise ‘ufak bir hatada teşhir edilirim’ endişesi. Ama tüm bunlara karşın ‘Bilinçleniyoruz’ sanıp sevinmeye gerek yok... Uzmanlar, “Rüzgârdır, gelir geçer” diyor. 


Büyük bir yoğunluk var 
Sahte bal ile başlayan, et ve süt ürünleri ile devam eden sağlıksız gıda raporları nedeniyle Türkiye genelindeki laboratuvarlar en yoğun günlerini yaşıyor. Bilim Laboratuvarı yetkilisi Burak Reis, daha önce şahıslardan gelen analiz talebine çok sık rastlamadıklarını ancak son iki ayda büyük bir artışa tanıklık ettiklerini açıklıyor. 
Özellikle şahıslardan bal ve et ürünlerine yönelik analizlerin arttığını belirten Reis, “Son bir ayda sadece bize 10’a yakın bal analizi için başvuru yapıldı” diyor. Gıda şirketlerinin ise iç kontrollere daha fazla önem vermeye başladığını dile getiren Reis, şu açıklamayı yapıyor: 
“Şirketlerden gelen talepte son bir ayda yüzde 100’lük bir artış söz konusu. 
112 ülkede faaliyet gösteren İntertek Test Hizmetleri İş Geliştirme Müdürü Emre Dikmen de şirketlerin denetim işini çok sıkı tutmaya başladığını açıklıyor. Dikmen, “Piyasada hem tüketici hem de şirketler cephesinde büyük bir endişe hâkim. Bunun için de analiz talebinde büyük bir artış var. Bu çok önemli bir gelişme. Ancak sürekliliği olur mu, derseniz: Hayır. Piyasa bu tür skandallara anında tepki veriyor. Örneğin süt ve GDO tartışmalarında tüketici tepkisi hemen hissedildi. Ancak üç hafta sonra o oluşan bilinç unutuldu. Bu durum da bir süre sonra unutulacaktır. Dünyada ise bu bilinç sabit” açıklamasını yapıyor. 


Araç muayene gİbİ gıda denetİmİnde özel yetkİ yolda 
17 Aralık’ta Resmi Gazete’de gıda denetiminde yetki devri ile ilgili bir yönetmelik yayımlandı. Gıda işletmeleri denetimi yönetmeliğinde ‘özel şirketlere denetim yetkisi verilebilir’ deniyor. Henüz genelgesi çıkmayan yönetmelikle ilgili bakanlık cephesinde çalışmaların sürdüğünü belirten Bilim Laboratuvarı yetkilisi Burak Reis, “Sektörde 17020 akreditasyon standardına ve yeterli altyapıya sahip olan laboratuvarlara denetim yetkisi verileceği konuşuluyor. Araç muayene istasyonları gibi gıda denetimden sorumlu laboratuvarlar olacak. Bakanlığın yine üst denetim mercii olacağı, laboratuvarları ön denetim olarak kullanacağı, yanlış bildirim ve eksik raporlardan bu şirketlerin de sorumlu tutulacağı konuşulanlar arasında” açıklamasını yapıyor. 


Bal analizi
¨1000 ¨1500 

Tüketici cephesinden bakıldığında analiz yaptırmak oldukça maliyetli. Ama işin içine sağlık girince kesenin ağzı açılıyor. Örneğin balla ilgili komple bir analiz yaptırmanın maliyeti 1000 ile 1500 TL arasında. Sucuk, sosis, salam, kavurma gibi ürünlerin yüzde 100 dana eti olup olmadığına ilişkin analizler ise yaklaşık 500 lira civarında. Analizde ayrıntı arttıkça fiyat da yükseliyor.

Kaynak:www.radikal.com.tr
26.04.2012

The World's Greatest Solvable Problem