9 Ocak 2013 Çarşamba

Gıda Mühendisleri 19 Ocak'ta Ankara'da



      Gıda mühendislerinin  kamudaki istihdamı konusunda  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,  sayın  Mehdi Eker  döneminde   yürütmüş olduğu politikada  gıda mühendislerinin varlığını yok sayılmış ve  gıda mühendislerinin çalışabileceği  pozisyonlara diğer meslek grupları (Ziraat Mühendisi ve Veteriner Hekim) istihdam edilmiştir. Sayın Mehdi Eker , gıda mühendisliğinde okuyan gençlerimizin aldığı zorlu mühendislik  eğitimi önemsememesinden dolayı bu gençlerimizin kamudaki  istihdamı sınırlandırmıştır.Bakanlıkta doğru işe doğru insan politikası yürütülmediği için gıda sektörünün kamusal olarak  denetimi  gıda mühendisleri kadar etkin olmayan insanlara bırakılmış ve  halkın sağlığı tehlikeye atılmıştır. Gıda mühendislerinin bu sorunları zamanında Cumhurbaşkanımız sayın Abdullah Gül'e dahi iletilse de  verilmiş olan mesajlar  yanlış anlaşılmış ve " Mezun olan her gıda mühendisi kamuda istihdam edilmelidir."  gibi yanlış bir algı oluşmuştur. Gıda mühendislerinin asıl amacı  kamu istihdamında  adaletin sağlanması ve gıda mühendislerimizin yıllarını, zamanını ve paralarını harcayarak edindikleri bilgileri kamu yararına kullanılmasıdır, gıda mühendisleri zaten özel sektörde görevlerini layıkıyla yerine getirmektedir.Kamu atamalarında kriter KPSS ise  bu kriteri Gıda mühendisleri  fazlasıyla  aşmış, yıllardır KPSS birincileri çıkarmaktadır.

Sonuç olarak başta  Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ve Bakanımıza gıda mühendislerinin sesini duyurmak adına Gıda mühendisleri odası ülke genelindeki gıda mühendislerinin katılımıyla 19 Ocak'ta organizasyon düzenleyecektir.  Gıda mühendislerimiz ve sağlığını düşünen tüm  halkımız davetlidir.

Ahmet ÜLGER
Gıda Mühendisi



19 OCAK EYLEMİ ANKARA'YA ULAŞIM İÇİN İLETİŞİM BİLGİLERİ 

Ankara dışından eyleme katılım sağlayacak meslektaşlarımızın birimlerimiz ile birimlerimizin olmadığı illerdekilerin en yakın birim veya Genel Merkezimizle 15 OCAK' A KADAR irtibata geçmeleri gerekmektedir.Birimlerimiz organizasyonu ile sağlanan ulaşım giderleri Gıda Mühendisleri Odası tarafından karşılanacaktır. Ancak birimlerimiz bilgisi dahilinde olmayan katılımların ücreti karşılanmayacaktır.







GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZ ANKARA
TEL: (+90) 312 418 28 26 - (+90) 312 418 28 46 - (+90) 312 418 28 47

GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI EGE BÖLGE ŞUBESİ
Telefon: +90 232 3739436
GSM: +90 533 3679700

GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI MARMARA BÖLGE ŞUBESİ
Tel No: +90 212 2113305

GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI ADANA ŞUBESİ
Tel No: +90 322 4586911
GSM: +90 530 5015680

GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ
Telefon: +90 242 3229277

GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI BURSA ŞUBESİ
Telefon: +90 224 4534741

GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI KONYA ŞUBESİ
Telefon: +90 332 2343340

GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI MERSİN ŞUBESİ
Telefon: +90 324 3289713

Temsilcilikler
AYDIN İL TEMSİLCİLİĞİ
NİLGÜN OLAN : +90 505 2054416

BALIKESİR İL TEMSİLCİLİĞİ
EMEL ŞATIR : +90 533 3223950

BOLU İL TEMSİLCİLİĞİ
MEHMET TOKMAK : +90 532 2179002

DENİZLİ İL TEMSİLCİLİĞİ
ESİN AYSAN : +90 537 3831959

ERZURUM İL TEMSİLCİLİĞİ
MURAT KARAOĞLU : +90 546 2351865

ESKİŞEHİR İL TEMSİLCİLİĞİ
İLKAY ÖZEL : +90 505 5196230

GAZİANTEP İL TEMSİLCİLİĞİ
ERGÜN UĞURLUER : +90 532 3261442

KARAMAN İL TEMSİLCİLİĞİ
ERKAN SUNAOĞLU : +90 533 5455508

KAYSERİ İL TEMSİLCİLİĞİ
ERGÜL TÜRKARSLAN : +90 544 7743861

KOCAELİ İL TEMSİLCİLİĞİ
MEHMET AKİF ŞEN : +90 530 3826670

MALATYA İL TEMSİLCİLİĞİ
CEM FİDAN : +90 535 3418646

MANİSA İL TEMSİLCİLİĞİ
KIVANÇ KURTASLANOĞLU : +90 532 3404046

TEKİRDAĞ İL TEMSİLCİLİĞİ
ŞAKİR ADA : +90 530 2094472

TOKAT İL TEMSİLCİLİĞİ
KADER TOKATLI : +90 356 2521616 Dahili: 2902

VAN İL TEMSİLCİLİĞİ
EMRULLAH ATIŞ : +90 506 2564153

ZONGULDAK İL TEMSİLCİLİĞİ
TUĞRUL DERELİ : +90 530 3826674

29 Aralık 2012 Cumartesi

Gıda mühendislerinin haklı isyanı büyüyor


Bir süre önce Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı tarafından "Veteriner hekim, ziraat, gıda ve su ürünleri mühendisi ile diğer tarımla ilgili branşlarda alacağımız 2 bin 600 kişi Ocak ayında köylerde tarım danışmanı olarak göreve başlayacak. Bunların çoğunluğunu gıda mühendisleri oluşturacak"  şeklinde bir açıklama yapılmıştı. Bu açıklama doğal olarak KPSS sonucuna göre atama bekleyen gıda mühendisleri arasında çok büyük bir heyecan yaratmıştı. Ancak geçtiğimiz günlerde, alınacak toplam gıda mühendisi sayısının sadece 58 kişi (%2,23) olarak açıklanması ile yaratılan heyecan çok ağır bir düş kırıklığına dönüştü. Gerek gıda mühendisleri odasında ve gerekse çoğunluğunu iş arayan gıda mühendislerinin oluşturduğu mail gruplarında özellikle son bir haftadır öylesine büyük bir tepki var ki; bunu görmezlikten gelmek hakikaten vicdansızlık olur. 
Kamu kurumlarında görev yapan gıda mühendislerinin sayısı son derece yetersizdir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, toplum sağlığını koruma adına kamu kurumları tarafından yapılacak gıda denetimlerinde gerek istihdam ve gerekse kalite kontrol çalışmaları için ayrılan bütçelerin çok yetersiz olması veya giderek kısılmasıdır. İnanın yakında bu konuların tamamen özelleştirildiğine tanık olacağız. Kamu yatırımlarının küçülmesi bu sorunun en önemli nedenlerinden biri olmakla beraber, bu neden, gıda mühendislerinin diğer meslek mensuplarıyla kıyaslandığında kamu kurumlarında yıllardır neden “çok az sayıda” istihdam edildiğini açıklamıyor. Dile getirilmesi gereken başka şeylerde var ve bunlara kısaca değinmeye çalışacağım.
 

Gıda denetimi

 
Türkiye’de gıda denetimi çok yetersiz yapılıyor. Kim ne derse desin, yediklerimizin içinde ne var yeterince bilmiyoruz. Toplum sağlığını koruma adına yapılan gıda denetimleri bir şekilde gıda ile ilgili her işyerini ve toplu beslenme yapılan okul, otel vs. gibi yerleri kapsar. Denetimde esas olan şey sorunu kaynağında çözmek; yani risk açığa çıkmadan önlem almaktır. Bu çok önemli, çünkü bir gıda ürününün sağlık açısından riskli olduğunu tespit ettiğinizde yapılacak şey o gıda maddesini imha etmektir. Ama bu durumda çiftçi, üretici, taşıyıcı, satıcı… bir şekilde zincirde yer alan herkesin emeği ve haliyle kullanılan enerji, malzeme vs. hepsi boşa gitmiş olur.
Gıda Mühendislerinin gıda güvenliğinden anladığı şey, gıda ürünlerini bozacak ya da sağlıksız kılacak her unsurun tarladan-sofraya uzanan süreç boyunca kontrol altına alınması veya denetlenmesidir. Amaç, gıda maddelerinin olabildiğince sağlıklı ve besleyici özelliklerini muhafaza ederek sofralara ulaşmasını sağlamaktır. Aksi durumda veya yeterli özen gösterilmezse gıda maddeleri sağlık açısından riskli durumlar yaratabilmektedir. Bu durum tarımsal üretim, gıda endüstrisi, ulaşım, depolama, satış birimleri gibi pek çok unsurun iyi çalışmasını ve kuşkusuz kamu kurumları tarafından dikkatle denetlenmelerini gerektirir. Ülkemizde bu konuda görev yapacak kişilerin başında da gıda mühendisleri gelmektedir.
 

Mezunlar

 
Gıda mühendisliği bölümlerinden her yıl 3500 civarında mühendis mezun olmaktadır. İş arayan on binlerce gıda mühendisi olmasına ve kamu kurumlarında çok ihtiyaç olmasına rağmen, ne yazık ki kamuda çok az sayıda gıda mühendisi istihdamı gerçekleşmektedir. Gıda mühendisliği bölümlerinde dört yıllık eğitim süresi boyunca görülen temel mühendislik, gıda kimyası, gıda mikrobiyolojisi, gıda üretim teknikleri ve gıda kalite kontrol temelli dersler başka hiçbir mesleki disiplinde bu kadar kapsamlı ele alınmamaktadır. Her meslek için olduğu gibi gıda mühendisliği mesleği için de; bir gıda mühendisinin yapacağı işleri bir başka meslek mensubunun yapması olanaksızdır; doğru da değildir.
 

Kamu

 
Ama ne yazık ki, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı kuruluşlar tarafından verilen bir-iki haftalık, tabiri caizse “hızlandırılmış gıda güvenliği” eğitimi ile “gıda mühendisi” olmayan meslek mensuplarına gıda denetim yetkisi verilmektedir. Her şeyden önce Bakanlık, bu eğitim kursunun gerekçesini, içeriğini ve hangi meslek mensuplarına verildiğini açıklamalıdır. Konu ile ilgisi olmayan kişilere, birkaç haftalık bir kursla gıda güvenliği ve denetimi konusunun aktarılabileceğini düşünmek bile bakanlığın ‘gıda güvenliği’ konusuna ne kadar az değer verdiğinin bir göstergesi olabilir ancak.  Eğer gıda denetimi yapacak yeterli sayıda gıda mühendisi olmadığı için bu kurslar açılıyorsa, o zaman bakanlığa yeterli sayıda gıda mühendisinin neden alınmadığını sormak gerekliliktir.
Kursa giren kişiler, kendi mesleki alanlarına giren konularda gıda denetimi yapıyor (!) şeklinde bir açıklama ise, hiçbir şeffaflık içermediği ya da kimlerin nerede denetim yaptığı bilinemeyeceği için kabul edilemez.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gıda maddeleri üretimi, satışı ve toplu tüketimi konuları ile iştigal eden kayıtlı 500 bin işletmeyi sadece 4650 Gıda Kontrolörü ile denetlemeye çalışmaktadır.  Gıda denetimini gerçekleştiren bu personelin ise sadece 852 tanesi Gıda Mühendisidir. Bu durum gerçekten çok yetersizdir.  Bakanlık, diğer meslek mensupları ile kıyaslandığında her yıl neden son derece az sayıda gıda mühendisi alındığına sağlıklı bir açıklama getirmelidir.
Kuşkusuz herkes kamuda istihdam edilmek zorunda değil, ama gıda ve beslenme konusu kamu sağlığını ilgilendiren konuların en başında yer alır. Üstelik 2004 yılından bu yana bakanlığa alınan gıda mühendisi sayısı 400 civarındayken, aynı dönemde sadece TARGEL projesi için diğer meslek gruplarından 10.000 kişi istihdam edilmiştir. Gıda mühendisleri KPSS sınavı sonucuna göre en yüksek puanlarla dahi ataması yapılamayan kişilerin bulunduğu mesleklerin en başında gelmektedir. Mezunlar ve hatta öğrenciler arasında bu durum çok ciddi bir stres kaynağı haline gelmiştir. 
 

Özel

 
Kamuya yüklenmeyelim diyeceklere özel sektörde durumun ne olduğunu da hatırlatmak gerekli. Burada da gıda güvenliği ile ilgili ciddi bir denetim eksikliği var. 5996 Sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” zamanında yapılan tüm itirazlara rağmen 13 Aralık 2010'da yürürlüğe girmişti. Kanun, kurulu gücü veya çalışan sayısı belirli bir büyüklüğün altında kalan gıda işletmelerinde gıda mühendislerinin istihdam zorunluluğunu ortadan kaldırmıştı. Gıda mühendisi çalıştırma zorunluluğu bulunmayan işyerleri, halen var olan gıda işletmelerinin yüzde 80'i civarındadır. Kanunun yürürlüğe girmesi ile binlerce gıda iş yerinde sorumlu yönetici olarak çalışan gıda, kimya ve ziraat mühendisleri, geçen iki yıl içinde işten çıkarılmıştır. Bu ülkede, ne yazık ki hemen hiçbir konuda uzun vadeli bir stratejiye dayalı eylem planı yapılmıyor; göç yolda düzülür anlayışı her yerde egemen. Bu nedenle 5996 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte geçen zaman içinde nelerin değiştiğini ve insanların gündelik hayatlarında önemli yer tutan gıda ve beslenme konusunda ne gibi olumlu sonuçların alındığını bilmiyoruz. Ama olumsuz olan pek çok şey var. Örneğin, küçük gıda işletmelerinde gıda mühendisi çalıştırma zorunluluğunun ortadan kalkması ile kamu adına yapılan ve zaten yetersiz olan denetimlerin iyice savsaklandığını söyleyebiliriz. 
Bu değişikliğin en olumsuz sonucu ise, ülkemizdeki gıda işletmelerinin yüzde 80’inin faaliyetlerinin denetim ve gözetim dışı kalması oldu. Doğal olarak aklımıza küçük işletmelerin gıda mühendisi çalıştırmak için gereken mali kaynağı nasıl temin edeceği sorusu gelecek. Geçmişte bu sorun gıda mühendislerinin birden fazla işletmeye hizmet vermesi ile çözülüyordu. İşleyişi daha faal ve yetkin kılacak başka çözümlerde bulunabilirdi elbet, ama bunlar yeterince tartışılmadan 2010 yılındaki yasa değişikliği oldu. Bugün geldiğimiz noktada, halk sağlığı tehdit altındadır ve bu sorun ancak kamu kurumlarında ve özelde "Gıda Danışmanı" olarak istihdam edilecek gıda mühendisleriyle çözülebilir. Kamu yatırımlarını küçültmek değil insan, doğal yaşam veya çevre sağlığı söz konusu olduğunda daha çok büyütmek gerekli. Sanılanın aksine bu ihtiyaç gün be gün daha da çok artacaktır.   
 

Seçenekler

 
Bakanlığın dilinden düşmeyen “tarladan sofraya gıda güvenliği”, gayet yerinde bir uygulama (etkinliğini zaman gösterecek elbet!) ile tarlada/çiftlikte on binlerce “Tarım Danışmanı” istihdam ederken; gıda işletmelerini, toplu beslenme yapılan yerleri, satış noktalarını denetimsiz bırakarak sağlanamaz. Bunu sağlamak için yıllardır savunulan “Gıda Danışmanı” projesi bir an önce hayata geçirilmelidir. Bütünlüklü bir gıda güvenliği sistemi ancak böylelikle sağlanabilmiş olur. Bu hedef sadece Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile de sınırlı kalmamalı. Aslında Sağlık Bakanlığı’da özellikle su konusunda ülkemizde yetkili olan bakanlıktır. Su çok tüketilen bir gıda maddesi olduğu için, sağlığa uygun olması önemlidir. Dolayısıyla, bileşimi, içinde bulunması olası toksik kimyasallar, mikrobiyolojik özellikleri gibi pek çok açıdan kapsamlı bir izleme faaliyeti gerektirir. Bu konuda ülke genelinde yapılan çalışmalar ve bu çalışmalarda görev yapan gıda mühendisi sayısı çok azdır. Kuşkusuz nedenleri yukarıda anlatmaya çalıştığımız nedenler ile aynı.
Benzeri bir şey belediyeler için de geçerli olabilir. Meyve sebze hallerinin durumu malum, yeni çıkan hal yasası ile hale giriş yapan ürünlere özellikle pestisit kalıntısı analizi yapılması zorunluluğunu getirildi. Halk sağlığı açısından çok olumlu bir şey bu. Bu konudaki sorumluluk büyükşehir belediyelerine verildi. Bu durum, özellikle analiz laboratuarlarında gıda mühendisi istihdamını olumlu etkileyecek gibi görünüyor.  Ama mevcut yasanın bu şekliyle uygulanması zor görünüyor. Bu nedenle esnetilmemesi için ısrarlı takipçisi olmak gerekli.
 

Politika

 
Gıda mühendisleri olarak geleceğe dönük ve uzun vadeli savunulabilir politikalar geliştirmeliyiz. Bir örnek vermek gerekirse, aynı tarım için olduğu gibi gıda üretiminde de küçük ölçekli işletmeleri yaşatacak ve sayısını artıracak politikalar üzerinde ısrarla durmalıyız. Daha büyük ve daha çok şeklinde özetlenebilecek anlayış dikkatle sorgulanmalı. Ülkemizde küçük ölçekli işletmelerin sayısı giderek azalıyor. Bunun nasıl bir ekolojik facia doğuracağını er geç göreceğiz. Ekolojik değerler ile uyumlu mühendislik çalışmaları ancak küçük ölçekli işletmelerde olumlu sonuçlar veriyor. Yani yerel üretim ve tüketim pratikleri üzerine kafa yormak gerekli.  İstihdam dediğimiz şey mevcut toplumsal yapı ve makro politikalar ile çok ilgili. İşsizlik artık her şeyin “iş” üzerinden tanımlandığı bir toplumsal yapıda gerçekten çok zor bir durum. Ama her ne kadar çok zor bir şey olsa da, bunun aslında sınırlı bir şeye işaret ettiğini aklımızda tutmalıyız. Nasıl bir hayatın içinde yaşıyoruz ve nasıl bir hayat istiyoruz bir parça bunlar üzerinde de düşünmek gerekli.


Bülent Şık

Yazar 

Kaynak: http://t24.com.tr/

19 Ekim 2012 Cuma

Gıda Mühendisleri Bakanlık Koridorlarını Aşındırdı

Gıda Mühendisleri Bakanlık Koridorlarını Aşındırdı

16 Ekim Dünya Gıda Gününde birçok ilimizde etkinlikler gerçekleştirilirken konunun uzmanı Gıda Mühendisleri de bakanlık koridorlarını aşındırdı.
16 Ekim Dünya Gıda Gününde birçok ilimizde etkinlikler gerçekleştirilirken konunun uzmanı Gıda Mühendisleri de bakanlık koridorlarını aşındırdı. Sektörün yaşadığı sıkıntıları ve bu sıkıntıların hem üreticiye hemde tüketiciye verdiği zararı bakanlara ileten Gıda Mühendisleri, çözüm konusunda fikirlerini beyan etti.
İsrafın ve buna bağlı olarak açlığın dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde Türkiye içinde krizler yaşanmaması adına görüşmeler yapıldı. Ayrıca iyi üretim uygulamalarının dışına çıkılıp gıda terörünün giderek arttığına değinen Gıda Mühendisleri, sektörde yaşanan sıkıntılara dikkat çekmek için Ankara'da bir dizi görüme yaptı.
Yapılan görüşmeler kapsamında ilk olarak ziyaret edilen Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'ya Gıda Mühendislerinin sorunları, talepleri, olması gerekenleri, Gümrük Bakanlığında Gıda Mühendislerine nasıl yer verilebileceği konusunda fikirler sunuldu.


Daha sonra 16 ekim salı günü Hüseyin Çelik ile bir görüşme yapan Gıda Mühendisleri, gıda terörünün sektörü nasıl etkilediği konusunda bilgiler vererek, kamu ve özel sektörde Gıda Mühendislerinin istihdamı ve önemi üzerinde duruldu. Konunun kamu istihdamı kısmı ile ilgilenen Çelik, Devlet Personel Daire başkanı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile hemen görüşerek olayın takipçisi olacağını söyledi.
Ayrıca İzmir Milletvekli Gıda Mühendisi İlknur Denizli ile de görüşen Gıda Mühendisleri, yapılan görüşmeler hakkında bilgi verip kendilerinden bu konuda destek talep ettiler.

Kaynak :
http://www.gidavitrini.com.tr/haber/gida-muhendislerinden-ankara-cikarmasi-5381.html

30 Eylül 2012 Pazar

Trabzon Akrilamide dikkat etsin haberi

Ali Üren Gıdalarda bulunan Akrilamid ile ilgili kamuoyunu bilgilendirdi.
Avrasya Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölüm Başkanı Profesör doktor Ali Üren Gıdalarda bulunan Akrilamid ile ilgili kamuoyunu bilgilendirdi.

Üren, 2İsveç’te başlayan bir araştırma 2002 yılında Birleşmiş Milletlerin gündemine taşındı. Birleşmiş milletlere bağlı Dünya Sağlık Organizasyonu (WHO) çeşitli ülkelerle, çeşitli programlar organize etti. Neticede Akrilamid (Acrylamide) maddesine karşı dünya ülkelerinin uyarılmasına gerek görüldü. Ülkemizde de geçte olsa bu konuda bazı çalışmalar başlatıldı.”dedi,

Üren, “Halen, akrilamidin gıdalarda nasıl oluştuğuna dair bilgi ve anlayış çok azdır ve bilinen şu ki; yüksek sıcaklıklarda pişirilmiş veya işlem görmüş bazı gıdalarda, tabii olarak oluşmaktadır ve yüksek sıcaklıkta bekleme süresi ile de artmaktadır.Bugüne kadar akrilamid oluşumunun en büyük değerleri nişastalı (patates ve mısır gevreği, patates kızartma, tost edilmiş ekmek, bisküvi,kraker ve cipsi gibi) ürünlerde bulunmuştur. Gıdalarda oluşmasının artma veya azalma şartları kadar, gıdalarda akrilamidin niçin oluştuğunu izah edebilmek için daha fazla araştırmayı gerektirmektedir..”şeklinde konuştu.
Gıdalarda akrilamidin oluştuğu sıcaklıklar tam olarak bilinmediğini söyleyen Üren, “ Mamafih, gıdaların haşlama sıcaklığı olan 120 C nin altındaki sıcaklıklarda hazırlanmış gıdalarda, bugüne kadar akrilamide rastlanmamıştır.Gıdalar, çok uzun süre içinde ve çok yüksek sıcaklıklarda aşırı bir tarzda pişirilmemelidir. Ancak bütün gıdalar bilhassa et ve et ürünleri, gıda zehirlenmelerine sebep olan bakterileri öldürmeye yetecek şartlarda pişirilmelidir. Akrilamid üzerinde elde edilen bilgiler, kızartılmış ve yağlı gıdaların tüketimini yavaşlatmayı kapsayan sağlıklı yeme tavsiyesini bugün için güçlendirmiştir.”dedi.